
MERHAMET İLE İFFETİN İMTİHANI
MERHAMET İLE İFFETİN İMTİHANI
Bir tarafta yapılan küçük bir hata yüzünden iffetin rezil olma durumu,
Diğer tarafta fırsatı eline geçiren Merhamet'in İffet'e karşı tutumunun nasıl olacağı üzerine kurgulanmış şiirler okuyacaksınız.
Bakalım İffet Merhametten ne diler.
Acaba merhamet iffetin elinden tutarak ayağa mı kaldıracak, yoksa fırsat bu, eline geçmişken tepe takla ederek bu diyardan sürerek rezaleti mi ona yaşatacak, bunu zaman gösterecek.İşte böylesi bir durumu anlatan kıta kıta şiirler. Gerçekten yaşanmış bir olayın yapay zekâ yardımı ile şiir diliyle anlatımıdır bu.
Amirimle çıkarken, o geniş merdivenleri,
Benden çok uzundu boyu, sertti adımları.
Dedim: "Aynı yoldayız, sahip çık bu kardeşe,"
Bir umut aramıştım gelecekte yanan ateşe
Aynı sendikadayız, "Sahip çık" demiştim, ona
Zor günde bir destek, bir el beklerim, bana
"Ooo seninle aynı ocaktayız, eski kurt,
Ben olmazsam buraları sen unut," demişti.
Amirimle çıkarken, o geniş merdivenleri,
Benden çok uzundu boyu, sertti adımları.
Dedim: "Aynı yoldayız, sahip çık bu kardeşe,"
Bir umut aramıştım gelecekte yanan ateşe
Sözleri çok güven vermişti bana, o zaman
Ayrılma dilekçesi verecektim, halim yaman
Ben herkes gibi değil, farklı bir kuldum,
Kimsenin görmediği imtihanla sınanacaktım.
Söylesem "delisin" derlerdi halime,
Gelecek belayı sezmiştim gönlümde.
Sadakalar verip, yardım dilemiştim
Rabbimin katında, boyun eğmiştim
Büyük bir sınavın eşiğindeydim,
Bilmem sınavı, nasıl verecektim.
Mescide sığındım ben, yalvararak Allah’a,
"Ya canımı al Ya Rab, ya çıkar beni feraha."
Amirim arar durur, hesap ister yukarıdan,
Parmaklarım titriyor, çıkamam buradan.
Eğildim Hak önünde o an, sarsılan belimi.
Secdedeyken ben, yalvararak Allah’a,
"Ya canımı al Ya Rab, ya çıkar beni feraha."
Amirim arar durur, beni çağırır yukarıdan,
Şimdi nasıl çıkarım titreyerek buradan
İFFET İLE MERHAMETİN SINAVI
Geri dön deseler artık dönemem
Boynum bükük, içim hüzünlü benim
Kimsenin yüzüne bakamam artık
Bildiklerimi artık kimseye söyleyemem.
Ayrılıyorum okulumuzdan geri dönüş yok
Arkamdan konuşacaklardı daha çok çok
İştahım kaçtı geceleri yatamadım tok
Çıkar peşinde koşanlara değsin zehirli bir ok
Amirlerimden biri sıkıntılı olduğumu
Diğeri ise arıyordu bir çıkış yolu
Tutmak istiyordu her iki elimden
Ama hala bilmiyordu huyumu
Amirimin içinde vardı büyük bir şüphe
Hesabını vermeliydim kelime kelime
Bela başıma inmişti göstere göstere
Artık buralardan gitmeliydim çok ötelere
Dedi-kodu yayılmıştı dilden dile
Hemen koşmuştular amirlerime
Hazır fırsat bulmuş koz ellerinde
Vurmak istiyorlardı şimdi yüzüme
Sen burada bittin demişlerdi
Bunu yüzüme karşı söylemişlerdi
Yumruklarını sertçe sıktılar
Ama aniden çivi gibi çakıldılar.
Öfkelerini kustular dilleri ile
Beni rezil ettiler el aleme
İffetim, haysiyetim artık yerlerde
Metanet aramıştım yüce göklerde.
Bu diyarda olmayacaksın, dediler.
Bu sözleri sertçe yüzüme söylediler
Takatim kalmadı derman yok dizimde.
Gidiyorum artık, hüzün vardı gözümde.
Yumruklar savrulmuştu havaya
Amirim gelmişti beni almaya
Usulüne uygun olmayınca oldu hata.
Burda artı su içemeyecektim kana kana
Dönemem, artık yolum merhamete muhtaç,
Merhamet kapısını bu mahzun kula aç
Karanlığı boğan güneş duğsun inşallah bize,
Merhamet kapısından ışık saçılsın hepimize
Görevim kutsaldı, yıkmak istemem artık,
Yüküm pek ağırdı, yollar karanlık, kırık.
Kaderle yüzleşip gitme vakti gelmişti,
Dar geldi bana buralar vardı artık ıssızlık.
Sonra
Hata ettim, pişmanlık bir kor gibi içimde,
Ayrılıyorum bu diyardan pişman biçimde.
Yanılmışım, gönlümde pişmanlık yankılanır,
Merhametle açılan her yol elbet nurlanır.
Hatamın içinde yoktu bir iffetsizlik
Usulde vardı büyük bir yanlışlık
Uzun boylu beyaz tenli bir bey efendi
Gizlice beni adım adım izlemişti
Aradığı mektup geri dönüşüm içinde,
Merakla takip sürermiş benim pişimde
Rastlamıştı delile, gizli kalmadı hiçbir şey,
Mektuplarım şimdi, gün yüzüne çıkmış hey!
Sürüyormuş meğer arkamdan bir iz
Neler olacağını gelecekte göreceğiz
