ANLAYAMADIĞIM BİR ŞEY

Bazen hatta çoğu defa çok şeye şaşırıp kalıyorum, öğlesine dona kalıyorum.

Sen birinin yaptıkları hakkında onlarca delil sunuyorsun, ama bir türlü inandıramıyorsun. Gün gelir zaman geçer ve bir gün bu adam uyarıda bulunduğun şahsa zarar verdiğinde uyanı veriyor ki ama iş işten geçmiştir. Neden beni bu adamın tehlikesine karşı uyarmadınız, diyerek bir de sitem eden şahıslar.

Oysa biz o şahsa onun bir akrep olduğunu onlarca hadiseyle anlatmamıza rağmen o bize inatla ne “güzel bir dost” demişti. Şimdi akrep sana zehrini akıttığında sen anlıyorsun ancak onun akrep olduğunu. İllah sana zehrini akıtması mı gerekiyordu senin onun akrep olduğunu anlaman için. Bu bir hastalık başlangıcıdır diye düşünmekteyim. Ya gözün göre göre tüm çıplaklığı ve delillerine rağmen bir akrep birisinin canını ısırdığında o adam buna tepki göstermeyerek, bu ne kadar güzel tatlı his, bu histen daha güzel bir duygu olabilir diyen birisine siz bu adama ne dersiniz?

Kanaatimce Siz: “Bu adam hasta, öğle bir hasta ki akrep defalarca sokuyor ama o bu zehrin acısı yerine iyi şeyler, tatlı şeyler hissediyor,” diye düşünmekteyim.

Maalesef günümüz toplumu öğle. Hastadır ve hastalığının da farkında değildir. İşte bu en kütü olanıdır.

Ben Van’da bir gün tesadüfen bir partinin konuşmasına katıldım. Ankara’dan partinin genel başkanı ve üst düzey yardımcıları gelmişti. Ben ağzım kirlenmesin diye bu partinin ismini zikretmek istemiyorum, siz hangi partiden bahsettiğimi anlarsınız, artık.

Parti temsilcisi bir otobüsün üzerinden kendi sevenlerine yönelik konuşma yapıyordu. Konuşmalarında PKK’yı öven  o kadar sözler sarf etti ki, ben kendi kendime, artık bu parti bu konuşmaları ile kendisini bitirdi. İki üç güne kalmaz üyeler tutuklanır, parti kapatılır diye düşünmüştüm. Akşam 7 ve 8 haberlerine baktım. Hiç birisi bu alçak adamın konuşmalarına yer vermemiş. Ve parti hakkında da bir soruşturma olmamıştı.

Yahu ben anlayamıyorum, bir terör örgütü senin günlük 10 askerini şehit edecek. Bu bir ayda 300 Mehmetcik’in şehit olması demektir. Ayda üç yüz ocağı tüten ailenin yıkılması demektir. Böylesi bir yıkıcı ve bölücü terör örgütünü temsil eden bir siyasi parti de TBMM’de cirit atıp ahkam kesecek, böylesi bir partiyi kapama girişiminde olanlara ise demokrasi havarisi kesilmek.

Bir anlayamadığım şey ise ABD’nin açık şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni  yıpratmaya, hırpalamaya,  hatta yıkmaya yönelik tüm terör örgütlerinin arkasındadır ve devletimize karşı her türlü siyasi, askeri, ekonomik yardımları yapıyor. Hatta ülkemizi yıkmaya yönelik kurulan terör örgütlerinin arkasındadır, kuruluşlarında rol oynamıştır  ama biz tüm bunlara rağmen müttefikimiz, dostumuz olduğunu inatla söylüyoruz. Bu da demek oluyor ki toplumumuzun bir kısmı hastadır ama hastalığının da farkında değildir.  

Google+ WhatsApp