Kurban Bayramının Anlam ve Önemi -2

Kurban Bayramının Anlam ve Önemi -2


Dünya imtihan dünyası, menzil Ahirett'ir. İnsan istese de istemese de gidiş o yönedir. Bu insanın elinde değildir.
 

KURBAN BAYRAMI ANLAM VE ÖNEMİ
Dünya imtihan dünyası, menzil Ahirett'ir. İnsan istese de istemese de gidiş Ahret’e yöneliktir. Bu insanın elinde değildir.
Hz. İbrahim'in oğlu olmuyordu. Allah’a bir evlat için dua ediyordu. Yaşlılık çağında nihayet duası kabul olur ve bir oğlu olur. Adını İsmail koyar.  Oğlu belirli bir yaşa geldiğinde, en sevimli yaşında Allah'u Teala (c.c.) onu kurban etmesini ister. 
El bebek gül bebek biricik oğlunu Allah yolunda kurban etmek! Tabiki kolay bir iş değil bu. 
Hz. İbrahim (a.s)’ oğluna: “Ey oğulcuğum Rüyamda seni Allah için kurban ettiğimi gördüm. Bu Allah'ın emridir, Ey oğulcuğum, senin görüşün nedir?” 
Hz.  İsmail babasına: “Ey Babacığım sana emredileni yap.  Allah'ın emrini yerine getir. Beni sabredenlerden bulacaksın.” cevabını verir. 
Burada Hz. Hacer’in eşine karşı bir itaati ve sadâkati söz konusudur. Hacer annemiz Hz. İbrahim’e itiraz etmiyor. Ama itaat etmeyebilirdi de.  Sen yalan konuşuyorsun diyerek oğlu İsmail’i Hz. İbrahim’e vermeyip ve onu caydırmaya çalışabilirdi. Hz. Nuh (a.s)’ın hanımı gibi itiraz edebilirdi. 
Hz. Nuh ve Hz. Salih (a.s)’ın eşleri onların peygamberliklerine itiraz etmişti. Ama Hz. Hacer kocası Hz. İbrahim (a.s)’a itiraz etmedi. Kocasının peygamberliğine îmân etmiştir.
 Bu nedenle Hz. Hacer'in Allah'a îmânında bir kusur olmadı ve kocasına karşı da bir itaatsizlik yapmadı. 
Oğlu İsmail’in saçlarını tarayıp süsleyerek, bayrama gider gibi en güzel elbiselerini giydirdi ve güzel kokular sürerek kocasına gözü yaşlı bir şekilde verdi.
 Aynı şekilde oğlu Hz. İsmail'de daha çocuk yaşta olmasına rağmen babasına itaat etti ve îmânını kemale erdirdi. Yani babasına kendisini teslim etti. Ama kabul etmeyebilirdi de. Hem babasına hem de Allah’a boyun eğdi. 
       Burada üçlü bir ittifakın olduğunu görüyoruz. Hz. İbrahim’in Allah’a karşı itahti söz konusudur.
Hz. İbrahim a.s  biricik oğlunu bıçağının altına yâtırıyor ve onu gözünü kırpmadan kesmek istiyor. Çünkü emir çok yüce yerdendir. 
     Bu nedenle hemen her yıl kurban bayramında bu felsefeyi düşünmek gerekir. Bir baba evinin bir İbrahim’i olmalı bir peygamber gibi kendinden önce mîras olarak aldığı İslâm’ın inanç değerlerini, İslam’ın esaslarını ve uyulması gereken kuralları ve kültürü, haramlarını ve helallerini çocuklarına mîras olarak eksiksiz olarak öğretmelidir. 
O mîrası en güzel şekilde teslim etmelidir. En güzel dili kullanarak en güzel sevgi ve saygıyla çocuklarına anlatmalıdır.
     Kurban bayramında Müslüman kadınlar da kocasına itahet etmekte acaba bir kusurum var mı, kusurum oldu mu diye kendi kendisini bir gözden geçirmelidir. 
  Ailenin gençleri ve kız ve erkek çocukları da kendilerine Hz. İsmail’i örnek olmalı büyüklerine karşı gerekli olan saygıyı en içten duygularını yansıtmalıdırlar. 
   Asıl kurban bayramını bayram yapan bu özelliktir. Yani babanın eşe ve çocuklarına, 
eşin kocasına ve çocuklarına, çocukların ise baba ve annelerine karşı sorumluluklarını gözden geçirmeli varsa kusur, hâta yanlışlıklar ve günahlardan tövbe edilmeli..
Eğer kusur yoksa yine kusuru olmamanın hâtasız günahsız bir kul olmanın bayramı yapılmalıdır. Allah’a iyi bir kul olmanın bayramı yapılmalıdır. Eğer bunlara dikkat edilmez ise Kurban bayramı sadece bir et yeme bayramı olmaktan öteye gitmez.

 

  İşte bu yüzdendir ki; Hz. İbrahim'in Kainatın ve 18 bin âlemin peygamberi onun soyundan geldi. Yüce Allah onun soyunu üstün kılarak Hz. Muhammet peygamberimizin diniyle onu yüceltti ve onun yaptıklarını farz kıldı.

 Kurban Bayramı ve bu ayda yapılan tevaplar, İslam Dini’ne her yıl bir canlılık katarak tarihe ve tarihin çağlarına meydan okuyarak hiç eskimeden, hiç yıpranmadan günümüze kadar dimdik ayakta kalmasını sağlamıştır.

  Kurban bayramı ve Arafe günü Müslümanların bir araya toplanması; İslâm Dini'ni ayakta durmasını ve İnsanların bilinçaltına kazınarak kökü derinlerde ve başı ise arşa dayanmış yüce bir çınar ağacı kılmıştır.

Ey Müslüman ahali eğer siz bu kurallara uyarak gerçekten bir bayram yapmış iseniz gerçekten siz bir İbrahim’siniz, çocuklarınız ise  bir İsmail’dir. Hz. İbrahim’e nasıl hiçbir bir güç diz çöktüremediyse biliniz ki size de hiçbir güç diz çöktüremez. Çünkü Hz. İbrahim (a.s)’a nasıl Allah’ı Teala izzet kapılarını açtıysa size de o izzet kapılarını açar.

Çünkü Kuran’ı Kerim’den bir ayette şöyle buyuruyor: “İzzet –yani Yücelik- ancak Allah’a peygamberine ve müminlere aittir.”  İzzet kapıları üzerine açılan bir Mümin gecenin yıldızı gündüzün ise en onurlu kulu olur. Ona hiçbir güç boyun eğdiremez, diz çöktüremez.

 

Google+ WhatsApp