Paris Saldırısı

Paris Saldırısı

Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan'ın Paris'te El Kaide'nin üslendiği terör saldırısını yorumladı

 

Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, Fransa'da Charlie Hebdo dergisine yapılan saldırı sonrası takınılan tavırlara yönelik çarpıcı bir analiz kaleme aldı. İşte Tan'ın o analizi:

Paris’te bir dergiye yapılan saldırıda ölenler bir haftadır dünyanın gündemini meşgul ediyor. Sanki dünyada herkes "Charlie" oldu. Bizim ülkemizde de çok miktarda "Charlie" olduğunu bir kere daha gördük. Aslında kedilerini hatırlatmasalar da olurdu. Biz onların Charlie olduklarını biliyorduk. Ama yine de mahsuru yok. Halkımızdan bilmiyor olanlar da öğrenmiş oldu. Fena olmadı.

Paris’teki olay üzerine bazı Müslümanlar "Batı'ya yaranma" ve bu olaya "Ne kadar çok üzüldüklerini" ifade ederek "Cici Müslüman" görünme yarışına girdiler. Ne kadar Charlie olduklarını gösterme mücadelesi başladı. Paris’te ölenler için bir de mevlit okutup, gıyabi cenaze namazı da kılsalar uygun olabilirdi. Ama akıllarına gelmedi galiba.

Medyamızdaki ve mütedeyyin kesimlerdeki çarpık anlayışı anlamakta ve hatta hazmetmekte zorlanıyoruz. Bir konuda üzülmek ayrıdır. İşi abartıp çığrından çıkarmak ayrıdır. Müslümanları zillete düşürmeye veya zelil göstermeye kimsenin hakkı yok. Siz Batı'ya aşık da olsanız, ayaklarına da kapansanız, arzu ettikleri gibi "Ilımlı Müslüman" da olsanız onların size yaklaşımı bellidir.

Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın Paris olayı karşısındaki açıklamaları ve tavırları son derece normal ve olması gereken bir durum. Ama medyanın ve toplum liderlerinin tavırları ne yazık ki anormal ve sorunlu. Siyasetçi, siyasetçi gibi medya, medya gibi davranmalı. Hükümet doğru noktada durdu. Ama ne yazık ki medyamız, Paris benzeri olayları doğru bir şekilde sorgulayamıyor. Yapılan yayınlar her zaman olduğu gibi yine Batı'yı mağdur gösterip, temize çıkartacak bir dil ve üslupla verildi.

Öyle yayınlar oldu ki, Batı özgürlüklerin beşiği, fikir ve ifade hürriyetinin merkezi, insancıl medeniyetin payitahtı ilan edildi. 1954-1961 arasında Fransa’nın Cezayir’de 1.5 milyon Müslümanı alçakça katlettiği kimselerin aklına gelmedi. Fransa’da Katolik, Protestan ve Yahudilere hakaret etmenin suç, İslam’a küfretmenin özgürlük olduğunu kaç kişi dile getirdi? İslam’ın mukaddeslerine hakaretin serbest "Ermeni soykırımı yoktur" demenin ifade özgürlüğü dışında "Suç ve ceza" kapsamında olduğunu kaç kişi hatırlattı?

NATO bünyesindeki Fransa’nın, Afganistan ve Irak’ta kaç milyon Müslümanın öldürülmesinde rol aldığını, neden bu vesileyle Paris’in ve yüzsüz Batı'nın suratına çarpmıyoruz?

Hala Orta Afrika’da Müslümanları topluca katleden Hristiyan cinayet örgütü Anti Balaka’nın Fransa desteğinde bu işleri gerçekleştirdiğini ve örgütün liderinin Paris’in "fevkalade lütfuna mazhar" olduğunu söylemiyoruz.

Oturmuşuz Paris’de ölenlere ağıtlar yakıyoruz. Onlar bizim hangi ölümüze ağladılar. Bizdeki hangi cinayet veya katliamda, hangi Fransız gazetesi "Hepimiz Ahmediz, Mehmediz" manşetiyle çıktı? Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı'nın karısı Daniel Mitterand, 80’li yıllarda defalarca Güneydoğu’ya gelip PKK terörüne açıkça destek vermedi mi? Türkiye’de PKK terörünün bitmesi için "Çözüm Süreci" açıklandığında, daha 2 sene önce bu süreci bozmak için Paris’te 3 PKK’lı kadını katlederek provokasyon yapmadılar mı?

"Hepimiz Charlie’yiz" diyerek "iyi çocuk" olarak görüleceğinizi mi zannediyorsunuz? "Hepiniz Charlie" oldunuz. Ama cevabınızı çok sevdiğiniz meslektaşınız hatta bazılarınızın patronu Rupert Mordoch verdi.

Bizdeki FOX TV’nin de sahibi olan dünyanın en etkili medya kartellerinden birinin sahibi olan Rupert Murdoch Paris’teki saldırıdan bütün Müslümanları sorumlu tuttu. Charlie olan Müslümanlar hariç demedi. Attığı twitte, "Müslümanların çoğunluğu barışsever olabilir ama içlerinde büyüyen Cihatçı kanserin farkına varıp ortadan kaldırılana dek onlar da sorumlu sayılmalıdır"' diyerek İslam’a olan kini ve nefretini kustu. Aldınız mı cevabınızı? Oturdunuz mu yerinize? Ama biliyoruz. Ona da bir kulp, bir kılıf bulursunuz. Çünkü zelil yaşamak bir alışkanlıktır, kurtulmak kolay değil..

Kendilerini Charlie görenlere yine de fazla sözümüz yok. Onlar görevlerini yapıyorlar. Esas sözümüz mütedeyyin kesimlere.. Bazıları öyle ileri gittiler ki saldırganları İslam’dan çıkaranlar bile oldu. Cennet’in tapusu ve senedi onların elinde ya. İstediklerini içeri alıp uygun görmediklerini Cehenneme atıveriyorlar. Kim verdi onlara bu yetkiyi bilen yok..

Elbette İslam'da terör yok. ................................................ (Yazının devamını görmek için aşağıdaki uzantıya tıklayın)

http://www.kanalahaber.com/haber/analiz/charlie-degilim-kusura-bakmayin-212423/

 

Google+ WhatsApp