Mısır Piramitleri

Mısır'da piramitlerin nasıl inşa edildiğini düşünüp çeşitli animasyonlar yapıyorlar.
Mısır pramitlerinin yapılışı hakkında hayretlere kapılıp muhteşemliğini anlatan o kadar belgesel ve video var ki saymak bile mümkün değildir. 
Ama ne yazık ki aynı zihniyet bu evrenin nasıl tasarlandığını, nasıl yaratıldığını, yıldızların, gezegenlerin ölçülü hareketini, günlerin ölçülü hareketini, Güneş ve Ay’ın Evrendeki çizdiği yörüngeyi düşünemiyorlar. Güneş, Ay ve Evren ile ilgili doğrudur çeşitli bilimsel belgeseller yapmışlar ama bunun nasıl yaratıldığı ile ilgili fikirleri ya yok, ya da çeşitli nedenlerden dolayı fikirlerini beyan etmekten kaçınıyorlar.
Evren'in yaratılışını, nasıl yaratıldığını düşünmeye ve bunu yaratanın insanlara hangi sorumluluğu verdiğini düşünmek belki; en akıllıca yorum ve animasyon olacaktır. 
Aynanın karşısına geçtiğimizde kendimizi incelediğimizde veya seyrettiğimizde bu yüce yaratıcının muhteşem eseri olan öncesinde kendimize hayran olmamız gerekir. Ama bencilce değil.  
Anne rahminde şekillenen insan, kendi kendisine mi şekillendiğini sanan insanların sayısı ne yazık ki oldukça çok sayıda var.
Büyümek, yemek, içmek, tanımlamak, yorum yapmak, konuşmak, konuştuğumuz kelimeleri hafızamızdan bir bir seçip anlamlı cümleler halinde söyleme yeteneğimiz ise Allah’u Tela’nın biz insanoğluna bahşettiği bir başka sanatıdır.
Niyetlerimizi ve söylemek istediğimiz kelimeleri akciğerden üflediğimiz havanın ses tellerine çarparak sese dönüşmesi de bir başka dehasal sanat.
Gören göz varsa evrende her şey bir sanattır. İnsanlara kısıtlı bir süre verilmiş. Doğuyor, büyüyor, yaşlanıyor sonra ölüyor.  Düşünmek, Allah’ı Teala’nın bu yüce sanatçılığını bulup Allah’ı övgü ile anmak belki de yapabildiğimiz en iyi ve akıllıca davranış ya da tefekkür olacaktır. Tefekkür başlı başına bir ibadettir, oldukça da fazla miktarda sevap getirisi vardır.  
Ama ne yazık ki böylesi bir düşünce, bir çok insana nasıp olmuyor.
Çünkü bunun için kibir, kıskançlık, bağnazlık, gıybet, haram rızık ve riyakârlıktan kurtulması lazım ki böylesi yüce düşüncelere dalabilsin. 
Haram rızık ile kanını ve midesini zehirlememesi gerekir.
Ancak o zaman insan hakiki yaratıcının sanatına hayran olur.

Gelin bu ramazan ayında böylesi bir düşünce ve ibadet tarzını ilkesel alışkanlığımız haline getirelim. Eğer bunu başarırsak Cehalet'in temsilciliğini yapan, Cehaletin kalelerini hak karşısında dikmeye çalışan küffarın saldırıları karşısında tüm bir ümmet yek vucut vahdet birliği oluşturmayı başaracağız. O zaman göreceğiz ki batıl kuvvetler gerçeten bir dehasal kale değil, süngerden bir köpük olduğunu göreceğiz. 
 

Kaynak: msn: 

Türkiye’nin mutluluk haritası belli oldu! Kadınlar erkeklerden daha mutlu! İşte TÜİK 2025 verileri

Google+ WhatsApp