ChatGPT
MERHAMETİN İFFET İLE İMTİHANI -I
1
Bakışın bir kurşun oldu, ok gibi yaraladın beni,
Gülüşün zehir oldu, görmek istemem artık seni,
Her adımın deprem oldu, ortalık enkaz yığını.
Yaktın kendi ellerinle, merhametin öz dağını
2
Bakışınızla kurşun gibi, vurdunuz beni.
Görmek istemem, asla bir daha seni
Bir kuldum, bağır yanık bir yaralı bir kul
Meğer kurutmakmış bendeki bu asil kanı
3
Bilim yolunun neferiydik, aynı sahada
Birlikte Hakka inanmıştık, Gaal-u belada
Meğer gülümsemen şermiş büyük kinle
Yıkmak istedin iffetimi, içindeki vesvese ile
4
Sizi çok yüce biri sanmıştım hani, bir bilsen.
Çıkardın aniden o hırçınlaşan hançeri, gizliden
Cahilce hançerleyip parçalamakmış meğer beni
Artık görmek istemem, asla o nefret bakışlı seni
5
Ellerini açıp Allah’a yalvaran mümin, sanmıştım
Sözü özü birdir, bakışınıza, gülüşünüze kanmıştım.
Bağnaz bir çevren varmış, meğer koca bir güvensizlik,
Hak yolunda vardı merhamet, sizde ise bu çok önemsiz.
6
Hiç kulundan esirger mi, rahmetini Yüce Rahman
Sarar tüm yaraları merhamet, geçtiği her an.
İçimizi ısıtır sevgi, güvensiz kalmaz hiç bir köşe,
Aydınlanır karanlık elbet, içimize doğar bir gün, neşe.
7
Ümit kesilmez Hak’tan, dar sokak genişler, elbet.
Salihler başa geçer, düzelir bu işler, bir gün ilelebet
Masum olanların yaralı kalbi, huzur bulur ebediyet
Gözündeki yaş, sevinçle son bulur, gelir hürriyet
8
Umutlar ekilir, doğar elbet bir gün güneş.
Bulunur elbet bir gün dengimde, bana bir eş
Kulak verseydin kalbine gelen o derin sese,
Ömür boyu dua ederdim aldığın her nefese.
9
Elbet zaman akıp gider, durmaz o, bir anlık,
Sabret ki tükensin, kalbindeki o sinsi karanlık.
Gecenin ardında gizlenen o nurdan ilahi ışık,
Ruhun fenersiz kalırsa, kimse sana olmaz, âşık
10
Yalan üstüne yalan, uydurmak neyin nesi?
Almasaydın bir demet gülü, bu gıybetin sesi
"Abla" deyip geçerdim vardı iffetli Allah’ın kulu
Kurtlarla ortak olup kumpaslar tasarladın.
11
Yusuf'un imtihanı, belki bir mertebeydi,
Kılıca çevirdin sende olan o merhameti,
Merhamet etsen sana takva verilecekti.
Aklınla gark eyledin kendine bu zilleti.
12
Yaralı bir kul vardı önünde şefkatle bekleyen,
Şeytana esir oldun, oldun bana kin besleyen.
Cehaletin askeri olunca, sendeki merhamet,
Elinde oldu kılıç, onunla beni kestin, nihayet.
13
İffetime indirdin en ağır darbeni sen,
İftirayla attırmak istedin, beni işten
Çakallar ile değişip onlarla gülüştün,
Unutma ahiret var, çokça günaha düştün
14
Bir demet gül ile oltan oldum sonunda
Çakallıkla gitmez bu hayat olmaz yolunda.
Hakkın üzeri kumpas ve yalanla örtülmez,
Kul hakkıyla mahşerde asla yüzün gülmez
15
Yaptığımız her şeyi tane tane yazan var,
Hak zuhur ederse, dünya gelir sana dar
Tanık kimseler bir gün bize şahitlik eder
İffetin ak yüzü, Yusuf misali beni överler
16
Ben seni ne zaman etmiştim ki tehdit.
Eyer erdemli olanlara yaşatırsan zillet.
Kapı kapı dolaşıp arayacaksın iffet.
Züleyha’dan örnek al getirir sana dert
17
Dinimizde haramdır bir kadını dikizlemek,
Lanet getirir o kula gizlice seni gözetlemek.
Gel bu yalandan vazgeç, iftirayı bırak git,
Vesvese veren şeytanın sesini uzaklara it
18
Kurtlar sofrasından mı nemalandın durdun?
Vesveseye kapılıp iffetime kumpas kurdurdun
Amirime yersiz şikâyetle, geçtin hakkın önüne,
Merhametin şeytanına tutsak, acımadın günüme.
19
Züleyha gibi sen de bir gün kör olur gözün,
Sokaklarda tükenir, olmaz dermanın ile sözün.
Bulamazsın merhameti, ararsın şefkatli bir el,
Merhametin tutsaksa eyer, şeytanın kafasını del
20
Namlunun ucunu çevir şer odaklı şeytana,
Namluyu çevirdin bana, ol mazlumdan yana.
Bağrı yanık bu kulu vurmasın, elindeki o silahın,
Mahşerde götürür cehenneme, seni bu günahın.
21
Allah de, ayağa kalk koru o yüce değerini
Kır zincirini, yak sendeki şeytan eyerini.
Merhamet yolunda yürürsen hakka varırsın.
Yoksa cehaletin atı olur cesaretle şahlanırsın
22
Eşitlik arar insan, hayat sanki ona matematik,
Sorunları yığar bir ömür, çözümler ama antik
Rakamlar fısıldar, her problemin bir sonu var,
Aklın ışığı yandıkça, ortaya çıkar o yüce vakar.
23
Evren'in her köşesinde gizlidir bin-bir problem,
Sadakatle yürür mümin, ona rehber olur kalem
Reddeder uzanan eli, şikâyet eder onu güvenle,
Anlaşılıp çözülebilirdi bu sorun elbet, hikmetle.
24
Yusuf’ olup geçtim ben de o kapıdan enine
Meryem olup sığındım merhametin genine
Amirler sorgularken utandım hicabımdan gizlice,
Gözyaşımla yıkandı bu masum yürek her gece.
25
Vesveseyle ördüğün o yalanlar elbet bir gün biter
Ettiğin iftira Züleyha gibi bir gün seni zillete iter
Dünya sana dar olur, ilahi adalet günü gelince,
Ahım seni yakalar, kul hakkı hesabı görülünce
Tuzakların boşa çıkar, hakikat yüzünü gösterince.
Dertliyim dertlerimi dökmek istedim kadem kadem
Elimde var güzel mi güzel bir kalem
Ben Ali Vedat’tan herkese selam
Söylediklerim yazılsın tane tane
