Türklerde Sanat

Türklerde Sanat

Türklerde Sanat

BÖLÜM: TÜRKLERDE SANAT

a. İlk Türk Devletlerinde Sanat

b. Türk-İslam Devletlerinde Sanat

c. Osmanlılarda Sanat

d. Cumhuriyet Dönemi Sanat

Göçebe hayat tarzını benimseyen İslamiyet'ten önceki Türk toplumlarında bilimsel alanda yapılan en önemli çalışma "Oniki Hayvanlı Türk Takvimi"nin hazırlanmasıdır. Bir yılın 365 gün olarak hesaplanması Türklerde astronomi bilgisinin ilerlediğini göstermektedir.

Göçebe hayat tarzı yaşayan Türkler'de sanat eserleri taşınabilir malzemelerden oluşmaktadır. Bunlar deri kumaş, maden ve ahşap işlemeciliğine dayanmaktadır. Uygurlar'da ise yerleşik hayata geçişle birlikte şehir ve tapınak mimarisi gelişmiştir. Budist ve Maniheist manastırları, saray ve bunların iç süslemeleri dikkat çekicidir. Türkler genellikle hayat tarzlarının simgesi olarak süslemelerinde hayvan motiflerini kulis mıstardır.

Kurgan: Özellikle Hunlarda rastlanan tümülüsü şeklinde bir mezar çeşididir.

Köktürklerde anıt mezar geleneği bazı değişikliklerle devam etmiştir. Bu anıtların en ünlüleri Orhun Irmağı kıyılarında bulunan Tonyukuk, Kültigin ve Bilge Kağananıt mezarlarıdır.

-Hunlar ve Köktürklerce bilinen kerpiç ve tuğladan yapılmış toprak damlı ev mimarisi Uygurlarda gelişme göstermiştir.

Balbal; balballar ayrıca “bengütaş, baba taş, kadın taş” gibi adlarla da anılmıştır. Özellikle Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkleri bu geleneği yürütmüş ve koç biçimli mezar taşları yapmışlardır.

-Uygurlar Döneminde heykel sanatındaki gelişme devam etmişti; işlenmesi kolay alçı, toprak, ahşap, taş ve madenden eserler yapılmıştır. Heykeller balbal donukluğundan kurtularak hareketlendirilmiş, gerçek anlamda heykel sanatının doğuşu başlamıştır. At başlı kalıpların dökümü yapılmıştır.

-Türk resim sanatının temeli Uygurlar Döneminde atılmıştır. Uygurların tapınakları süslenmek için yaptıkları duvar resimleri (fresko)nde insan yüzü duyguları ifade edecek şekilde resmedilmiş, portre sanatına geçiş yapılmıştır.

-Türk minyatür sanatının kaynağını oluşturan Uygur resim ve minyatür sanatı, Moğollar aracılığıyla İran ve Anadolu’ya taşınarak Anadolu Türk sanatını etkilemiştir.

-Uygurların yerleşim merkezi olan Karahoça’da yapılan kazılarda tapınakların zeminlerinde çini parçaları bulunmuştur.

-Türkler; demircilik, dokumacılık, dericilik, maden ve ahşap işçiliği gibi el sanatları ile uğraşmışlardır. Yaptıkları eserleri çeşitli hayvan ve hayvan mücadele sahnelerini gösteren motiflerle süslemişlerdir. Türk sanatındaki bu süslemeye ”hayvan üslubu” denmektedir. Türklerin yaşam tarzından kaynaklanan ve hunlar Döneminde başlayıp tüm Orta Asya’da yaygın olarak kullanılan bu üslup, İslamiyet’ten sonraki dönemde özellikle taş süslemelerinde sıkça kullanılmıştır.

-Türk maden sanatının ilk örnekleri altın, gümüş, demir ve bronz gibi madenlerden elde edilmiştir. Türkler, ham demirden çelik elde ederek kılıç, kalkan,mızrak, ok uçları vb. eşyalar yapmışlardır.

-Dokumacılığın bir dalı olan halıcılık da ilk dönemlerden itibaren Türklerde önem arz eden bir sanat dalı olmuştur. Pazırık Kurganı ve Doğu Türkistan mezarlarında (MS-III-IV. Yüzyıl) bulunan Türk düğümlü halı parçaları Türklerde bu sanatın ilk dönemlerden itibaren yaygın olduğunu göstermektedir.

Tarihin en köklü milletlerinden biri olan Türklerin yaşadığı Orta Asya, MÖ 4500’lere kadar uzanan çeşitli kültürleri de bünyesinde barındırmıştır. Anav, Andronova, Karasuk v Tagar kültürleri ile MÖ 300’lere kadar uzanan ve en eski Türk kültürü kabul edilen Afanesyova da burada yer almaktadır. Bu kültür bölgelerinde tuğladan evlere, topraktan ve çeşitli madenlerden yapılmış süs ve ev eşyalarına, dokumalara rastlanılması gelişmiş bir kültürün varlığını ortaya koymuştur.

Orta Asya Türk, sanatının temeli ilk Türk devletlerinde görülen atlı göçebe kültürüne dayanmaktadır.

Özellikle Orta Asya’da yerleşik kültürle yan yana yaşamalarına ve sabit evi bilmelerine rağmen çadırda yaşamayı ve konar-göçer bir yaşam tarzını benimsemişlerdir.

 Matbaa:Kağıt ve baskı tekniği Uygurlarca bilinmekte idi. Baskı tekniğini (matbaa) ilk kullananların Çinliler olduğu görüşü yanında, bir kısım araştırmacılar da matbaanın ilk önce Uygurlarda kullanıldığı görüşündedirler. Matbaanın, batıya yayılmasında Uygurların büyük rolü olmuştur. ( Avrupa, Moğollar aracılığı ile XIII. yüzyılda Uygur baskı tekniğinden haberdar olmuştur.)  Gutenberg matbaanın mucidi değil sadece geliştiricisidir. Uygurlar, Avrupa'dan yüzyıllar önce kağıdı biliyorlardı. Kağıdı, önce Araplar, VIII. yüzyılda ele geçirdikleri esirlerden öğrendiler ve Semerkant' ta bir kağıt imalathanesi kurdular. Kağıt, XI. yüzyılda Arap fetihleriyle İspanya'ya, dolayısıyla Avrupa'ya yayılmıştır.

Bilim:

İlk Türk devletlerinden günümüze ulaşan yazılı eser ve belge az olduğundan Türklerin bilim alanındaki çalışmaları hakkında fazla bilgi sahibi değiliz. An­cak, Türklerin On iki Hayvanlı Türk Takvimi'ni yap­maları astronomi bilimiyle ilgilendiklerinin ve bu alanda ilerlediklerini göstermektedir.

Uygurlar dönemi'nde kitapların matbaada basılması, Çin ve Hint eserlerinin Türkçe'ye tercüme edilmesi, Türklerin bilimsel ve kültürel çalışmalara önem verdiklerinin kanıtıdır, ilk Türk devletleri döneminde bilim adamlarına önem verilmiştir. Hüküm­darlar bilgili kişilerden danışman olarak yararlan­mışlar, onlara çalışma ortamı hazırlamışlardır.

Sanat:

-Türklerin yaşam tarzı sanatlarına da yansımıştır. Göçebe hayat süren Türklerde sanat eserleri, genellikle küçük ve kolay taşınabilir eşyalardır.

-Türkler eşyalar üzerine pars, kurt, kaplan, kuş, geyik ve at gibi hayvanların şekillerini işlemişler­dir. Buna Türk resim sanatında"hayvan üslu­bu" adı verilmiştir.

-Maden işlemeciliği Türklerde milli sanat haline gelmiştir. Ayrıca dokumacılık da gelişmiştir. Al­tay ve Orhun bölgesinde yapılan kazılarda halı ve kilim örneklerine rastlanması, Bizans'a gelin giden Hazar prensesi Çiçek'in üzerindeki çiçek desenli Türk elbisesinin Bizans'ta çok beğenilmesi ve Çiçek'in adıyla moda olması, Türklerde dokumacılığın geliştiğini göstermektedir.

-Uygurlara kadar Türkler, göçebe yaşadıklarından dolayı büyük mimari eserlere rastlan­mamıştır.Uygurların yerleşik hayata geçmesiy­le evler, tapınaklar, saraylar ve şehirler kurulma" ya başlanmıştır.

-Uygur mimarisinde Manihaizm ve Budizm dinlerinin etkisi görülmüştür.Uygurlarda mi­marinin yanı sıra heykelcilik ve resim sanatları da gelişmiştir. Uygur minyatürleri Moğollar ile İslâm dünyasının kültürlerine girmiş ve İslâm sanatı üzerinde etkili olmuştur.

Kurgan: Mezarlık, höyük, Türkistan’da mezarlıklara verilen isim.

Kurultay: Danışma mecilisi

Tarkan: Hakana idari ve askeri işlerde yardımcı olan üst düzey memura denir.

Tudun: Vergi memuru

Yalvaç: Elçi

Bitikçi: Dış işleri, yürüten kişi

Yuğ: dini tören. Ölü gömme törenine verilen isim. Acılı bir şekilde törenlerini yaparlardı. Yedi gün sürerdi.

Ölü ' nün silahları , eyeri , değerli eşyaları ve kurban edilen Atı mezara birlikte konurdu.

Balbal: Ölen kişinin mezarına öldürdüğü düşman sayısı kadar dikilen taş. .( Öbür dünyada hizmetlerini göreceği inancıyla bu taşları dikerlerdi

Kam ( Şaman - Baksı ):  Türklerin din adamlarına verdikleri isimdir.  Şamanlar ; fala bakar, büyücülük yapar, gelecekten haber verir , doktorluk yaparlardı. * Diğer toplumlarda olduğu gibi ayrıcalıklı bir sınıf haline gelmemişlerdir. 

O S M A N L I L A R D A    K Ü L T Ü R    V E    S A N A T 

 Osmanlılarda Türk Kültürünü oluşturan temel etmenler:

1. İlk Türk devletlerinden gelen Türk töresi

2. 10. yüzyıldan itibaren Türk kültürüne giren İslam inancı

3. Hâkim olunan coğrafyanın var olan kültür yapısıdır.

 YAZI, DİL VE EDEBİYAT

      Türkler İslamiyet’e girdikten sonra bu dinin kutsal kitabının yazıldığı Arap Alfabesini benimsediler. Ancak 1928’de Arap alfabesinden Latin alfabesine geçilmiştir.

     Osmanlılarda devletin resmi yazışma dili Türkçeydi. Din ve bilim dili olarak Arapça, edebiyat dili olarak da Farsça oldukça yaygındı. Bu üç dilin bir arada kullanılması yüzünden Arapça ve Farsçadan, Türkçeye birçok kelime girmiştir. Böylece Türkçenin Osmanlıca denen yeni bir biçimi oluşmuştur.

      Batı ile kültürel ilişkilerin gelişmesi sonucu Tanzimat döneminden başlayarak batının etkisinde yeni bir edebiyat anlayışı gelişti.

 Osmanlılarda 1860’a kadar edebiyat üç kolda gelişmiştir.

 1. Divan Edebiyatı

2. Halk Edebiyatı

3. Tekke (Tasavvuf) Edebiyatı 

 

 

Google+ WhatsApp