Moğollar

Moğollar

Karakurum Merkez olmak üzere “Cengiz” unvanı alan Temuçin tarafından kurulmuştur.
1196 yılında, Moğol kabilelerini tek bir bayrak altında toplamayı başaran Cengiz Han devlet yönetiminde Uygurlardan etkilenmiştir.
Cengiz Han önemli devlet memuriyetlerine Uygurları getirerek büyük bir imparatorluk kurmayı hedeflemiş ve bunda da başarılı olmuştur.
Bu hedefine ulaşmak için önce Kansu ve Ordu bölgesini hâkimiyeti altına aldı. Daha sonra Çin’i ardından da 1221’de Harzemşahları yenilgiye uğratarak devletinin sınırlarını genişletti.
Bir süre sonra tüm Kafkasya, Rusya ve Anadolu’yu Moğolların hâkimiyeti altına aldı
     Cengiz Han’ın ölümünden sonra 1227’de dört kola ayrıldı.
 —Kubilay Hanlığı (Pekin)
—Çağatay Hanlığı (Türkistan)
—İlhanlılar (Tebriz)
—Altınordu Hanlığı
(Kuzey Karadeniz)
     Moğolların Tarihteki önemi;

     Olumsuz Yönleri:

—Moğol istilaları Türk-İslâm dünyasını olumsuz etkilemiştir

—Anadolu siyasi birliği bozudu

—Bağdat gibi önemli Bilim-Kültür merkezleri tahrip oldu.

Olumlu Yönleri:

—Anadolu’da Türk nüfuzu hızla artmıştır.

—Orta Asya Türk hukukunu (Töre) yazılı hale getirmiştir.

—İpek yolu canlanmıştır

—Orta Asya’daki Siyasi Otorite boşluğunu doldurmuştur

—Zamanla Türkleşmişlerdir.

İLHANLILAR (1256-1353):

 Cengiz Han’ın torunu Hülâgû Han tarafından Tebriz merkezli olarak İran’da kurulmuştur.  Moğol Büyük Hanı Mengü, 1253 yılında kurultay kararı ile kardeşi Hülâgû’yu İran, Irak, Suriye, Mısır, Kafkasya ve Anadolu’yu ele geçirip bu bölgede kendisine tabi bir devlet kurmakla görevlendirmiştir.

Kendi bayrakları ve paraları olan İlhanlılar, Moğolların Büyük Kağanı’na bağlı olarak bir çeşit eyalet sistemiyle yönetilmiştir. 1295 yılından itibaren tam bağımsız şekilde idare edilmişlerdir.

Selçukluların Moğollara Karşı aldığı önlemler:

I. Alaeddin Keykubat döneminde Moğollarla komşu olunmuştu. Alaeddin Keykubat olası Moğol saldırısına karşı gerekli önlemleri aldı.

 -Sınır’daki kale ve surları onarak kale surlarını güçlendirdi.

-Konya, Kayseri ve Sivas gibi önemli şehirlerin surları güçlendirildi. Eyyubilerle ve diğer komşu devletlerle ittifak anlaşması yaptı.

-Bağdat’a üç bin asker yardım gönderdi.

-Moğollara elçiler göndererek barış teklifinde bulundu. Bunun için Moğolların bazı isteklerini yerine getirdi.

Ancak Sultan Alaeddin Keykubat’ın elçiler onuruna verdiği yemekten zehirlenerek ölmesi üzerine yerine geçen oğlu II. Gıyasettin Keyhüsrev devleti iyi yönetemedi. Veziri Sadettin Köpek’in yanlış yönlendirmesi sonucunda tecrübeli devlet adamlarını görevden alması, rüşvetin yaygınlaşması, ekonominin bozulması sonucunda Anadolu’da büyük bir ayaklanma çıktı. Devlet bu ayaklanmayı (Baba İshak Ayaklanması) bastırmada oldukça zorlandı. Bu durum karşısında Moğollar harekete geçerek Erzurum’a Saldırdılar.

· KÖSEDAĞ SAVAŞI (1243):

Babailer ayaklanmasını güçlükle bastıran Selçukluların bu içinde bulunduğu durum Moğolları Cesaretlendirmişti. Moğollar Baycu Noyan komutasındaki ordu Anadolu’ya girerek Erzurum’u ele geçirmiş, tüm erkekleri de kılıçtan geçirmişlerdir. Bu durum karşısında II. Gıyassettin Keyhüsref Moğollara karşı ittifak arayışına girdi. Gürcü ve Frenklerden getirttiği paralı askerler ve Halep valisinin yardımları sonucu oluşturulan 80 000 ordu Kösedağ’da karşı karşıya geldiler. Bu savaşla birlikte Anadolu Selçukluları 1243’te büyük bir yenilgi aldı. Anadolu Moğol egemenliğine girdi ve böylece Selçuklularda yıkılış süreci  başladı. Anadolu Selçukluları Moğollara her yıl vergi vermeyi kabul ettiler.

Moğollar bu dönemden sonra Anadolu’yu işgale başladılar. İstedikleri Selçuklu şehzadesini başa geçirdiler istemediğini tahttan indirdiler. Sonuçta 1308 de Anadolu Selçukluları tarihten silindi. Bundan sonra Anadolu toprakları üzerinde birçok beylik kuruldu.

Not: Anadolu’daki Moğol dönemi; Kösedağ yenilgisi (1243) ile başlamış ve 1336 yıllarına kadar sürmüştür.

Kösedağ Savaşı’nın sonucunda;

 Türkiye Selçuklu Devleti dağılma sürecine girdi.

Selçuklularda taht kavgaları arttı ve Moğollar istediklerini tahta çıkarmaya başladı.  Böylece Türkiye Selçuklu Devleti Moğolların egemenliğine girdi.

Merkezî otoritenin bozulması üzerine birçok Türk beyliği ortaya çıktı.

 Anadolu yağmalanarak tahrip edildi. Tarımsal üretim düştü. Ticaret yollarının güvenliği kalmadığından ticari faaliyetler azaldı.

 Moğol tehlikesinden kurtulmak isteyen birçok Türkmen boyu Batı Anadolu’ya göç ederek buraların Türkleşmesini sağladı.

KÖSEDAĞ SAVAŞI SONRASI ANADOLU’NUN DURUMU:

IV. Kılıç Arslan’ın veziri Süleyman Muineddin Pervane  ile arası açılınca Moğolların da desteği ile IV. Kılıç Arslan veziri tarafından öldürülmüştür.

Pervane, Moğollar ile Memlükleri birbirine düşürmek için Memlüklerden yardım istemiş. Memlük Sultanı Baybars Moğolları Ayn-ı Celut 1260 ve Elbistan 1277’de yenilgiye uğratmıştır. Selçuklu Veziri Pervane’nin ikili oynadığını fark eden Baybars ordusunu Anadolu’dan çekerek bu oyuna gelmemiştir. Bunun intikamını almak isteyen Moğollar Anadolu’ya gönderdikleri 30 bin askerden oluşan ordu  Selçuklu vezirini idam ederek çok sayada katliam yapmışlardır.

Moğol istilası sonrası Türkmenlerin Anadolu’ya göçleri daha da yoğunlaştı. Batı yönünde ve dalgalar halinde ilerleyerek Anadolu’ya giren Türkmenler, Anadolu’nun batısında Bizans ve doğusunda da Moğollarla mücadelede çok önemli vazifeler üslenmiştir.

Moğollar Anadolu’da bu defa karşılarında çoğunluğu Fars kökenli olan Selçuklu devlet adamlarının yerine Anadolu’nun en dinamik ve en savaşçı unsuru olan Türkmenleri bulmuştur. Bu nedenle Moğollar Kösedağ Savaşı sonrası Anadolu’da  ciddi bir şekilde hakimiyet kuramamışlardır.

Moğol zulmünden kaçarak Anadolu’ya gelen savaşçı Türkmenler, daha önceki teşkilatlanma gelenekleri doğrultusunda çalışmıştır. Miryokefalon Zaferi’yle Anadolu’nun Türkleşmesi kesinleşmiş ve bölgenin sosyal yapısı değişmeye başlamıştır.

Yerleşik yaşam tarzının, devlet teşkilatlanmasındaki önemi kabul edilmiş ve Türkmenlerin yerleşik hayata geçmeleri için çalışılmıştır. Boy yapısı içerisinde nüfuzlarını korumak için yerleşik hayata geçmek istemeyen Türkmenler, batıdaki uçlara doğru yönlendirilmiştir.

Devleti gibi irili ufaklı birçok siyasi teşekküller kurulmuştu

Anadolu’nun siyasi bütünlüğü parçalanmış olsa da Selçuklu iktidarının çözülmesi sonrası doğan boşluk, İkinci Türk beylikleri tarafından doldurulmuştur.

Bu dönem XIII. yüzyılın ikinci yarısında Karamanoğullarının faaliyetleri ile başlamış ve XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde Yavuz Sultan Selim döneminde Dulkadiroğulları ile Ramazanoğulları topraklarının Osmanlı Devleti’ne dâhil edilmesine kadar devam etmiştir.

Kösedağ Savaşı sonrasında da İkinci Beylikler Dönemi başlamıştır. Bu dönemde Anadolu’da;

 

EYLİK ADI           

KURULDUĞU  YER

Karamanoğulları,

Konya civarında

Germiyanoğulları,

Kütahya civarında

Canikoğulları,

Samsun ve civarı

Hamitoğulları,

Isparta

Aydınoğulları,

Aydın

Menteşeoğulları,         

Muğla

Saruhanoğulları,

İzmir, Manisa

Eşrefoğulları,

Beyşehir

Teke Beyliği,

Antalya

Karesioğulları,

Balıkesir ve Çanakkale

Osmanoğulları

Söğüt, Domaniç

Eratnalılar,

Ankara, Tokat, Sivas

Dulkadiroğulları,

Maraş

Ramazanoğulları,

Adana ve Tarsus

Candaroğulları,

Kastamonu, Sinop

Bu beylikler, Moğol hâkimiyetine karşı her yerde ve her zaman yılmadan mücadele etmiştir. Moğolların Anadolu’da tam bir hâkimiyet kurmasını engelleyen İkinci Dönem Türk Beylikleri olmuştur.

Google+ WhatsApp