Türk Sosyal Hayatında Aile 3. Ünite Konu: Aile Bireylerinin Sorumlulukları

C. AİLE BİREYLERİNİN SORUMLULUKLARI

Sorumluluk: Kişinin kendi davranışlarının veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesidir. Her bireyin aile içerisinde sorumlulukları bulunur. Sorumlulukların yerine getirilmesinde aile bireylerinin kendi aralarında iş bölümü yapmaları oldukça önemlidir. İş bölümü, ailenin ortak yaşamına tüm üyelerin katkıda bulunmasını sağladığı gibi aile üyelerinin sorumluluklarını net bir şekilde belirler

Aile Bireyleri ve Sorumlulukları Ebeveynler:

Çocukların bakımını üstlenmek, onlara sevgi, güven ve destek sağlamak, eğitim ve öğretimleriyle ilgilenmek, onları hayata hazırlamak ile sorumludur. Ayrıca aile içindeki düzeni sağlamak, mali sorumlulukları üstlenmek, ev içinde ve dışında sağlıklı bir yaşam sürmeleri için gerekli ortamı hazırlamak ile sorumludurlar.

Çocuklar: Ebeveynlerine ve diğer aile bireylerine saygı göstermek, ev işlerinde yardımcı olmak, kendi yaşlarına ve yeteneklerine uygun görevler almak, eğitimlerine önem vermek ile sorumludurlar. Genç Yetişkinler: Kişisel sorumluluklarını yerine getirmek, daha küçük kardeşlere örnek olmak, onlara rehberlik etmek, aile bütçesine katkıda bulunmak veya kendi mali sorumluluklarını almak ile sorumludurlar.

Yaşlı Aile Bireyleri: Aileye yaşam tecrübeleriyle rehberlik etmek, genç bireylere gelenekleri aktarmak, mümkün olduğunca kendi ihtiyaçları için yeterli olmaya çalışmak, aile içi sorumlulukların yerine getirilmesinde iş bölümü yapmak, bireyler arasındaki iletişimi ve aile bağlarını güçlendirmekten sorumludurlar

Ebeveynlerin Aile içindeki sorumluluklarını  maddeler halinde özetleyecek olursak;

-Çocukların bakımını üstlenmek,

-onlara sevgi, güven ve destek sağlamak,

-eğitim ve öğretimleriyle ilgilenmek,

-onları hayata hazırlamak ile sorumludur.

-Ayrıca aile içindeki düzeni sağlamak,

-mali sorumlulukları üstlenmek,

-ev içinde ve dışında sağlıklı bir yaşam sürmeleri için gerekli ortamı hazırlamak ebeveynlerin sorumluluğu altındadır.

EBEVEYN TUTUMLARI

EBEVEYNLERİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Çocuk yetiştirme sürecinde ebeveynlerin çocuklarına karşı benimsedikleri yaklaşımları ve davranış biçimlerini ifade eder. Bu tutumlar çocukların fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerini etkileyen önemli faktörlerdendir. Ebeveyn tutumları genellikle otoriter, demokratik, ilgisiz-kayıtsız, mükemmeliyetçi, aşırı hoşgörülü ve tutarsız anne baba tutumları olmak üzere altı ana kategoride incelenir.

Otoriter ebeveyn tutumu:

Çocuktan yüksek düzeyde itaat bekleyen, buna karşın çocuğun talep, görüş ve ihtiyaçlarına yönelik düşük düzeyde duyarlılık içeren bir ebeveyn yaklaşımıdır. Bu ebeveynlik tarzı, katı kuralların sıkı bir şekilde uygulanmasını içerir, aksi durumda otoriter ebeveynler çocuklarını çoğunlukla cezalandırırlar ya da suçlarlar. Bu durum çocukta yüksek kaygı, düşük öz saygı ile sonuçlanabilir.

Demokratik ebeveyn tutumu:

 Otorite ve özgürlük arasında dengeli bir ilişki kurarak çocukların hem bağımsızlıklarını hem de sorumluluk duygularını geliştirmelerine yardımcı olan, onların görüşlerine ve ihtiyaçlarına değer veren ve karşılıklı saygıyı temel alan ebeveynlik tutumlarını içerir. İletişim tek taraflı değildir.

İlgisiz-kayıtsız ebeveyn tutumu:

Çocuklarının sınırlarını belirlemek ve davranış kurallarını tanımlamak konusunda genellikle gevşek davranırlar. Bu tarza sahip ebeveynlerin çocuklarıyla iletişimleri zayıftır ve etkileşimleri düşüktür. Çocukları kendi kararlarını alma ve kendi davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşme konularında teşvik ederler ve onların yaşamlarına doğrudan müdahalede bulunmaktan kaçınırlar.

Mükemmeliyetçi ebeveyn tutumu:

Çocuklarından sürekli olarak yüksek performans bekleyen, hatalara karşı toleransı düşük olan ebeveyn tutumudur. Mükemmeliyetçi ebeveynler, çocuklarının her zaman en iyi performansı göstermelerini beklerler; disiplinli, planlı, hedefe dönük davranış alışkanlıkları geliştirmelerini isterler. Ancak mükemmeliyetçi ebeveyn tutumu çocukların gelişimini olumsuz etkiler.

Aşırı hoşgörülü ebeveyn tutumu:

 Çocukların istek ve ihtiyaçlarını neredeyse sınırsız bir şekilde karşılayan ebeveyn tutumudur. Çocuklarına karşı çok az sınır ve kural koyarlar. Kural koysalar bile çocuğun itirazı karşısında bu kuralları esnetirler. Çocuklarının davranışlarına karşı düşük disiplin uygularlar. Çocuklarının ihtiyaçlarına ve taleplerine duyarlıdırlar ancak yeterli sınır koyma konusunda eksiklik gösterirler.

Tutarsız ebeveyn tutumu:

Çocuklara karşı tutum ve davranışlarında sürekli değişiklikler gösteren ebeveyn tutumudur. Kurallar, disiplin yöntemleri ve çocuklara gösterilen sevgi ve ilgi düzeyi tutarsızdır. Bir gün belli bir davranışı kızgınlıkla karşılarken başka bir gün aynı davranışa hoşgörü gösterebilir. Bu durum, çocuğun neyin kabul edilebilir ve neyin kabul edilemez olduğunu anlamasını zorlaştırır.

TÜRK AİLE YAPISINDA AKRABALIK İLİŞKİLERİ

 Akrabalık:

 Birbirlerine karşı birtakım toplumsal, ekonomik, kültürel ilişki ya da yükümlülükleri olan ve aralarında soy bağı bulunan kişileri ifade eder.

Medeni Kanun soy bağının nasıl oluştuğunu şöyle açıklar: Çocuk ile anne arasında soy bağı doğum ile kurulur. Çocuk ile baba arasında soy bağı; anne ile evlilik, tanıma ve hâkim hükmüyle kurulur. Bunların dışında soy bağı evlat edinme yoluyla da kurulabilir.

Türk dili akrabalık ifade eden kelimeler bakımından zengindir. Bu durum Türk dili ve kültürü için oldukça önemli bir eser olan Divanü Lügati’t-Türk’te de kendisini göstermektedir. Kaşgarlı Mahmut eserinde akrabalık bildiren kelimelere de yer vermiştir.

Türkçede oldukça çeşitli olan akrabalık isimleri eş anlamlılarıyla birlikte daha da zenginleşmiştir. Örneğin amca için “emmi”, hala için “bibi”, kız kardeş için “bacı”, kelimeleri eş anlamlı olarak kullanılır.

Google+ WhatsApp