Kurban Bayramı Anlam ve Önemi *1
Hz. İbrahimin Oğlu İsmail ile imtihanı.
KURBAN BAYRAMI ANLAM VE ÖNEMİ; 2
HZ. İBRAHİMİN OĞLU İSMAİL İLE İMTİHANI.
(Merhamet, Sevgi, Sadakat, Şefkatin İmtihanı ve İzzet'in İmtihanı)
2023 Kurban Bayramı Sesli Anlatım
Hz. İbrahim’in Oğlu İsmail ile imtihanı.
Merhamet ile Sadakatin İmtihanı
Dünya imtihan dünyası, menzil Ahret'tir. İnsan istese de istemese de gidiş o yönedir. Bu insanın elinde değildir.
Hz. İbrahim, oğlunu kurban mahalline getirir, yere yatırarak bıçağı boğazına birkaç kere bastırarak kesmek ister ama bıçak kesmez...
Hz. İsmail:
- “Ey babacığım,” der. Belki babalık şefkatin ağır basıyor da bıçağı kuvvetli bastırarak kesemiyorsun, yüzümü yan tarafa çevir yüzüme bakmadan kesmeye çalış.”
...
Bu söz üzerine Hz. İbrahim (a.s) duygulanır ve eğilerek oğlu İsmail (a.s)’ın alnından öperek: “
-Ey benim evladım, Sen Allah'ın emrini yerine getirmede ne iyi yardımcısın..! der..
Ve onu yüzüstü yatırıp bıçağı tekrar kuvvetlice bastırarak kesmek ister....Yok, Yok, Yok, bıçak yine kesmez.
Hz, İbrahim kesmekle, bıçak ise kesmemekle emrolunmuşlardı. Her ikisi de Rabblerine itaat ediyorlardı...
Hz. İsmail canını vermek için çırpınıyor, Hz. İbrahim durmadan bıçağı ile kesmeye çalışıyordu. Artık Hz. İbrahim (a.s) oğluna olan sevgi ve muhabbetini daha üstünde olan Allah’a kurban edebilme cesaretini göstermiş ve bunu delillendirmişti.
Bu sırada bir nida arşı alanın göklerinde duyulur:
-Ya İbrahim..Şüphesiz sen rüyana sadakat gösterdin ve biz güzel amel işleyenleri böyle mükafatlandırırız...(saffat s. 182)
Bismillahirrahmanirrahim
"Biz, büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık."
Hz. İbrahim bu nidayı işitince başını kaldırdı ve gördü ki Hz. Cebrail elinde; gözleri sürmeli, boynuzlu bir koçla gelmekte ve tekbir getirmekte...
“ALLAHU EKBER.. ALLAHU EKBER...”
Hz. İbrahim de bu nidaya katılarak;
"LA İLAHE İLLALLAHU VALLAHU EKBER..." haykırmaya başladı.
Hz. İsmail Hz. Cebrail'in tekbirini ve babasının tevhidini işitince ALLAH'ın rahmetinin zuhur ettiğini anladı ve o anda hamt etmeye başlayarak:
“ALLAHU EKBER ve LİLLAHİ'L HAMD...” diyerek babası İbrahim ve Hz. Cebrail’e eşlik etti.
İşte bu nedenle ümmete AREFE günü SABAH namazından Bayramın dördüncü günü İKİNDİ namazına kadarki vakitte farz namazlardan sonra TEKBİR getirmek VACİP oldu...
Buradan çıkarılacak dersler var. Bir baba oğlunu Allah için şehit olmaya hazırlamalı.
Bir oğul Allah için babasına önce itaat etmeli sonra ise Allah için kendisini şehit olmaya hazırlamalıdır.
Sevgi ve muhabbetin zirvesinde Allah olduğunu, Allah haricinde insanı dünyaya bağlayan tüm nimetleri Allah için feda etmeyi, insan duygusunu oluşturan; sevgi, muhabbet, merhamet, meveddet ve aşkın merkezine Allah konulmalıdır. Diğer sevgi ve muhabbetler Allah merkezinde Allah’ın olduğu bir eksene bağlı kalınmalıdır.
KURBAN BAYRAMININ MÜSLÜMAN TOPLULUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VE SONUÇLARI:
Kurban Bayramının Sosyol Sonuçları:
Küsülüler barışır.
Sılay-ı Rahim yapılarak akrabalar ziyaret edilir. Anne ve babanın ve yakın akrabaların eli öpülür.
İnsanlar arasında barış ve mutluluk yaygınlaşır.
Fakirlere yardım edilir.
Ümmet arasındaki birlik ve beraberlik perçimlenir.
İslam dininin etkileri ve özellikleri bilinçaltına yerleşerek güçlenir.
Kurban Bayramının Siyasal Etkileri:
Kurban Bayramında İmkânı olanların Arefe’de toplanması ve hep bir ağızdan: “Lebbek” denilmesi bir güç göstergesidir.
Ümmet arasında fasıklara, münafıklara, ateistlere, kapitalistlere bil fil İslam harici Allah'ın karşısında kalesini diken ve askerini Allah'a karşı savaşmak için hazır bekletenlere karşı bir güç göstergesidir. Cehaletin safında yer alan batıl kuvvetlere karşı savaşmanın adıdır Kurban Bayramı.
Kâfir devletler buna tahammül edemiyor.
Vatikan ve İsrail buna tahammül edemiyor.
Bu nedenle hemen her yıl Kurban Bayramı’nda Müslümanların iştahını bozacak eylemler yapılıyor veya yaptırılıyor.
Kurban Bayramının Psikolojik Etkileri:
-Kurban kesen ailelerde ve ailesinde cinayet işleme olayı,
-cinnet geçirerek aile içi katliamlarda bulunma gibi insandaki mevcut katletme, yıkma, tahrip etme içgüdüsünü yok eder.
Çünkü kurban kesme anında; insanda biriken kin, katletme duygusu kesilen kurbanlık hayvanla birlikte yok olmakta ve bu vahşilik duygusunu taşıyan insandaki katletme isteğinin yerini acıma ve şefkat, yardımlaşma duygusuna bırakmaktadır.
Kurban Bayramının Maneviyat Yönünden Değeri:
Dünya hayatı insanlara yüce Allah’ın huzuruna çıkmak için helal rızık kazanma, sadakatlı olma, işlerini Allah rızası için düzene koyma, namaz, oruç ve Haç gibi ibadetlerle bağlılıklarını bildirme, yardımlaşma ve dayanışma ile bir vahdet birliği oluşturmak için dünya hayatı adem oğullarının hazırlandığı eğitildiği bir alandır.
Öğle bir kudretle, öğle bir güçle karşı karşıyayız ki, Onun ilminin sınırı yok, onun gücü ve kudreti her şeyi kapsamış.
O’nun varlığı tüm evreni kapsamış. Ulaşmadığı, haber almadığı, bilgisi dışında meydana gelen hiç bir şey yok. Onun izni olmadan bir yaprak dahi kıpırdayamaz. Böyle bir kudretin huzuruna bir gün çıkarılacağız. Ölüm bu dünya hayatı ile ahiret arasındaki bir köprüdür. Köprüden karşı tarafa geçmeden önce her şeyi en ince detayına göre gözden geçirip hazırlıklarımızı ona göre ayarlamamız gerekir. Çünkü köprüyü geçtin mi bir defa eksikliklerin tamamlanması için asla geri dönme imkânı tanınmıyor.
İslam bize bu dünya hayatında onunun huzuruna çıkmak için bir eğitim, bir olgunlaşma ve kendini yetiştirme olarak görür. Onun huzuruna çıktığımızda o bize verdikleri nimetleri ve ömrümüzü nasıl değerlendirdiğimizi soracak. Bunun sonucunda biz ya mükafat alacağız mükafatın bedeli cennettir.
Ya da cezalandırılacağız. Bunun bedeli Cehennem’dir.
İslam bize Ramazan, ve Kurban bayramında bunun eğitimini vererek bizi kemal derecesine ulaştırmaya çalışan bir dindir.
Bizler bu amaç ve gaye için kendimizi ömrümüz boyunca en iyi şekilde eğiterek Allah’ın huzuruna anlımız ak şekilde çıkmamızı öğretir. Bu nedenle tüm peygamberler bir öğretmen, onların bize öğrettikleri ve istekleri ise derstir.
İslam cahillikten kaçınmamızı; İlime ve bilgiye çok önem vermiştir. Çünkü ancak ilim ve bilgi ile Allah’ı anlayabiliriz.
Yüce Allah’u Teala;
Saffat 107
En’am 162
Hac 28, 34 ve 37. Ayetlerde şöyle buyurmuştur:
Bismillahirrahmanirrahim
"Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık."
(Saffat / 107)………………
“De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’ âm /162)
“Kendilerine ait birtakım yararlara tanık olsunlar. Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun”. (Hac /28)
“Biz, her ümmete (Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah’ın adını ansınlar diye kurban kesmeyi gerekli kıldık. Şimdi, İlahınız, bir tek İlah’tır. Öyle ise, O’na teslim olun. (Ey Muhammed!) O ihlaslı ve mütevazı insanları müjdele!” (Hac /34)
"Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmaz. Fakat sizin takvânız O'na (Allah’a) ulaşır. Allâh onları size, böyle boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiği için O'nun büyüklüğünü anasınız. (Ey Muhammed), güzel davrananları müjdele." (Hac 37)
El Maide; 2
Ey iman edenler! Allah'ın alâmetlerine, haram aya, kurbanlık hediyelere, gerdanlıklarına ve Rablerinden lutuf ve rıza bekleyerek Kabe'ye yönelenlere sakın saygısızlık etmeyin.
İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı olan kininiz, sizi saldırıya sevk etmesin. İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir."
Maide süresi-27.ayet –
Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):" Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder".
Maide süresi-97. Ayet'te “Allah, Kâbe'yi, o Beyt-i haram'ı, haram ayı, kurbanı ve (kurbanlardaki) gerdanlıkları insanlar için bir nizam kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini ve Allah'ın her şeyi hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir."
Bayram kırgınlıkların azaldığı, insanın manevi duygularının coştuğu, fakirlerin ve mazlumların hatırlanıp onlara karşı acıma ve yakınlık hislerinin zirveye tırmandığı nadide günlerden biridir.
Dünyanın zulümle dolduğu şu günümüzde, insanın fıtratında var olan eninde sonunda adaletin yerini bulacağı inancı daha bir anlam kazanmaktadır.
Biz de Rabbimizden diliyoruz ki dünya zalimleri artık zulmedemez duruma gelsin ve Rabbimizin Kur'an'da vadettiği tüm yeryüzünün zayıf bırakılmışlarının Salih olanlarını dünyanın önderleri yapma vaadi bir an önce gerçek olsun.
Hz. İbrahim ne zaman yaşamıştır
Hz. İbrahim'in yaşadığı dönem kesin tarihsel verilerle bilinmemekle birlikte, genel kabul gören araştırmalara ve dini kaynaklara göre Milattan Önce (M.Ö.) 2000 ile 1800 yılları arasında yaşamıştır. Günümüzden yaklaşık 4000 yıl önce hayatta olduğu tahmin edilmektedir.
Tarihlendirme Detayları
•Hammurabi Dönemi İlişkisi: Kutsal metinlerde geçen Babil Kralı Amrafel'in ünlü Kral Hammurabi olduğu varsayımı kabul edilirse, Hz. İbrahim'in M.Ö. 22. ile 20. yüzyıllar arasında yaşadığı söylenebilir.
•Yaşam Süresi: Vikipedi'de yer alan bilgilere ve dini kaynaklara göre Hz. İbrahim, 175 yıl yaşamıştır.
•Coğrafya: Mezopotamya bölgesinde (günümüz Irak/Ur bölgesi civarı) doğmuş, daha sonra Kenan diyarına (Filistin) ve Hicaz (Mekke) bölgesine göç etmiştir.
Kaynak:
Hz İbrahim’in hangi yıllarda yaşadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgiler ışığında onun M.Ö. 2000-1800 yılları arasında yaşamış olabileceği öne sürülmektedir. Hz İbrahim’in dini ve kültürel etkileri, onun tarih boyunca önemli bir figür olmasını sağlamıştır.
İslam Ansiklopedisi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibrahim--peygamber
Mirat Haber:
https://www.mirathaber.com/hz-ibrahim-kac-yilinda-yasadi-tarihi-ve-detaylar/
